Sorgulama / Nazlıcan Yüksel’in Yazısı

0 166

- Advertisement -

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

 

Sorgulama / Nazlıcan Yüksel’in Yazısı

 

Merhabalar Dostlarım…

Bu hafta bolca sordum, bolca dinledim ve anlattım. Anlamaya ve sonuç çıkarmaya çalışarak zihnimin tutarlılığına çomak soktum diyebilirim. Neydi bu tutarlılık diye sorabilirsiniz. Ben de sizlere, ‘’ Her Zaman İyi Hissetmeye Çalışma Talepkârlığı ’’ yanıtını verebilirim. Yaşadığımız her duyguya kapı açacak cesareti göstermek kolay başarabileceğimiz bir durum olmanın çok dışında kaldı.

‘’Kaygılanmamalıyım’’, ‘’Stres Yaşamamalıyım’’, ’’Kıskanmamalıyım’’ ve ‘’Öfkelenmemeliyim’’ şeklinde kendimize verdiğimiz telkinler acaba ne kadar işe yarıyor? Sosyal bir psikolog istenmeyen düşüncelerden kaçınmaya çalışmanın , o düşünceyi daha fazla getirdiğini ve ‘’ beş dakika beyaz bir ayı düşünmeyin ‘’ telkininden sonra karşısındaki insanların daha fazla onu düşündüklerini kanıtlayarak durumdan uzakta kalmanın mümkün olmadığını göstermiştir. Duygularımız da bu şekilde ne kadar uzak tutmaya çalışsak da bizleri içlerine daha çok alan şeylerdir.

Her birimiz hayatımızı mutlu olmaya çalışarak yaşıyoruz. Kim mutsuz olmak ister Nazlıcan tepkilerinizi, yerinize kendime yöneltiyorum. Tabii mutsuz olmayalım. Fakat her duygunun ruhumuzun besin kaynağı olduğunu da unutmayalım. Kim sadece pasta yiyerek büyüdü ki? Umarım ‘‘ben’’ diyenler yoktur, aksi takdirde acilen protein takviyesi önereceğim.

Nasıl belirli aralıklarla besinler tükettiğimizde bağışıklık sistemimiz zayıflıyorsa, sadece belirli aralıklarla sabit duyguları hissetmeye çalışmak da bizleri çoraklaştıracak bir atmosfer oluşturacaktır. Bu yüzden çeşitli duyguları benliğimizde ağırlamamız lazım. Mutluluğu da mutsuzluğu da korkusuz yaşamak lazım lazım. Mutluluklarımızdan tat alıp etrafa neşe saçtığımız kadar mutsuzluklarımızın da onları doğuran sebepleri bitirip yerine çiçek açtıracak yenilikler getireceğini unutmayalım.

‘’Yeter artık buna da dayanamam!’’ dediğimiz şeyler ardımızda kaldı işte. Kendimizi onarıp hep bir yaş daha almadık mı? Sadece biraz korktuk sanki… Haksızmışım deyip onarmaktan, suçluymuşum deyip değişmekten ve yanılmışım deyip düzeltmekten korktuk. Atalarımız da bizlere pek yardımcı olmamış. Doğru söyleyeni dokuz köyden kovdurtmuşlar, ayakları yorgana göre uzattırıp risk almaktan kaçınmışlar, gelen gideni aratır diyerek bilinçaltımıza savaş açmışlar ve her başlangıcın yeni bir hayat olduğunu göz ardı etmişler. Atalarımıza saygılar…

Kalıplaşmış duygulardan ve düşüncelerden bir adım uzaklaşmanın vakti gelmedi mi? Doğru yerde durduğumuzdan emin değilsek bir adım atabileceğimizi bilmemiz lazım dostlarım.

Yaşam kibirli bir Güzin Abla gibi…  Ona soru sorup cevabını almaya çalışmak konusunda birbirimizi biraz gaza getirsek fena olmaz gibi. Gaza getirmek deyimini de hiç sevmem ama buraya iyi oturdu şimdi. Sorularımızın cevabını şimdi olmasa bile bir müddet sonra inanın alıyoruz. Bu hafta da bol bol sorgulayıcı ve keşifçi olmanızı diliyorum. Hoş kalın…

 

Nazlıcan Yüksel

 

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

- Advertisement -

- GAR -

bedava bonus veren bahis siteleri bedava bonus