Hepimiz Birimiz Oyunu Sahnede! İlknur Gülebaş Özel Röportajı  

0 319

- Advertisement -

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

 

Hepimiz Birimiz Oyunu Sahnede! İlknur Gülebaş Özel Röportajı

 

Hepimiz Birimiz adlı oyun gösterimde şuanda izledim ve çok keyif aldım yüreğinize ve emeklerinize sağlık.
1-Oyun hakkında biraz bilgi verebilirimsiniz gelecek olan izleyiciler için?
Tuncay Kaynak:  Birbirilerini çok yakından tanıyan üç insanın hikayesi bu…Nuri Metin ve Aysel kendilerine ait olmayan şeyleri çalarak mutluluğu yakalamaya çalışan, sistemin dayattıkları karşısında bir şeyler çalarak mutlu olmaya çalışan üç kişi…çaldıklarıysa aşk para ve dostluk…hepsi kendilerini haklı gördükleri döngüler içinde bir çıkış yolu aramaya çalışıyorlar…bulabiliyorlar mı ya da verdikleri kararlar doğru mu biz bunu oyun sonunda izleyiciye bırakıyoruz
Tuna Gürçoşkun:Oyun aslında için de geçen bir replikle özetlenebilir ‘’Hayatın sana vermediğini gerekirse çalacaksın’’ 3 karakterin de yaptığı şey adın da anlaşıldığı üzere hepimiz birimiz diyerek de bu durumun altını çiziyoruz.
Gökhan Eryılmaz: Bız tesekkur ederız oyunumuza gelerek bizleri mutlu ettiniz
Kendı mutlulukları ıcın bırbırlerının hayatlarından duygu, para, dostluk  gıbı yasam kaynaklarını veya yasama  nedenlerını  calan üc ınsan. Bu hesaplasma bazen tirajı komık bazen de dramatik yapı ile dalgalanarak oyun da keskın gecıslere neden oluyor. Hem gulduren hem guldururken aglatan bır oyun yapısına sahıp.
2-Bir tarafta aldatılan bir adam bir tarafta sevilmediğini hisseden bir kadın ve aşık olan bir adam ilişkiler konusunda sıkıntılı bir toplum olarak siz bunu tiyatro sahnesine taşırken zorlandınız mı?
Tuncay Kaynak: Evet ilişkiler konusunda gerçekten zorlanan bir toplumuz ve bizlerde bu toplumun parçası olarak bunu sahneye taşıdığımızda zorlanmadık desem yalan olur…kalıplaşmış toplum değerlerimiz var görünürde ancak gerçekte bir çoğumuzun yaşadığı bir durumu bizler sahnede göstermeye çalışıyoruz…”ben yapmam” ya da “bizim yaşamımızda böyle şey olmaz” denilen oysa bence izleyenlerimiz içinde oyunumuzu seyrederken kendinden parçalar bulduğuna inandığım bir hikayeyi anlatmak bu hikayedeki karakterlerle ve yaşananlarla onları yüzleştirmek gerçekten zor bir durum

 

Tuna Gürçoşkun:Aslında sadece ilişkiler bazında değil hepimizin kendinden bir şeyler bulabileceği ve kendiyle yüzleşip sorguladığı bir oyun bu yüzden rahatsız edici yerler var çalışırken bizim hissettiğimiz bu rahatsız edici anları, seyircinin de izlerken hissetmesini sağlamaya çalıştık. Bu anların seyirciye geçtiğini görmek bizi mutlu ediyor.
Gökhan Eryılmaz: Bir tarafta aldatılan bir adam bir tarafta sevilmediğini hisseden bir kadın ve aşık olan bir adam ilişkiler konusunda sıkıntılı bir toplum olarak siz bunu tiyatro sahnesine taşırken zorlandınız mı?Sevdiğin, deger verdıgın ınsanlar  tarafından aldatılmak  her ne sekıl de olursa olsun gercekten cok uzucu. Evet aldatmalar, bıten asklar gunumuz de sureklı karsımıza cıkıyor. Ama bunu metın  olarak dert edindim, gokhan olarak degıl. Boylece bir hikayenin penceresini izleyiciye acarken, dıger penceresını de metin karakterinin ıcsel yolculıguna acmıs oldum. Metın karakterinin caresızlık ıcın de cırpınısları,  duygu karmasası, bır tarafta abı dedıgı nuri, dıger tarafta cok sevdıgı karısı aysel. Gördugune mı ınansın? Yoksa soylenenlere mı? bunların hepsını aynı anda yasamak ve yasattırmak bır oyuncu olarak cok yorucu . Ama rolumun hakkını verdıgımı dusunuyorum
3-Tiyatro zordur diyorlar sizce zor dedikleri kısım nedir?
Tuncay Kaynak: Bir hikayeyi sahneye taşımak onu izlenilir hale getirmek için hikayenin karakterleri olmaya çalışmak uzun ve yorucu bir süreç elbette…tabi mesajları doğru verebilmek inandırıcı olabilmek de ayrı bir zorluk…üstüne bir de çok uzun bir süre prova aşaması var…bütün bunları üst üste koyduğunuzda yaptığımız işin ne denli zor olduğu ortaya çıkıyor zaten…ancak tiyatroyu aşkla yapıyorsanız her türlü zorluğun üstesinden geliyorsunuz
Tuna Gürçoşkun:Tiyatro inanılmaz bir disiplin gerektiriyor prova süreci ızellikle sancılı geçiyor. Bir karakteri yaratmaya ve yaşatmaya çalışmak bir yana bütünün de bir bebeğin doğum sürecini yaşıyoruz adeta evet zorlu ama bir okadar keyifli bir yaratım süreci.
Gökhan Eryılmaz: Oyunculuk da ustadlarımın da dedıgı gıbı ermeydanı, o tiyatro sahnesıdır. Dıger her bırı (dızı, sınema vs. ) bır araç iken benım ıcın tıyatro hep bır amac olmustur.Diğer bır zorluğu da ayakta kalabılmek, oyunun sureklılıgı ve devamlılıgı.Hazzı buyuk ama maddı olarak hakettıgını alamayan bır sanat dalı dıyelım tıyatro ya.
4-Seyirci kaygısı varmı ?
Tuncay Kaynak: Öncelikle yukarıda saydığım etkenler var…süreç öyle bir hale geldi ki artık oynanan oyunun kalitesinden ve içeriğinden çok oynayanların şöhreti ve çok tanınır olması zaten azalmış olan seyirci potansiyelini etkiler hale geldi…geriledi diyemem belki ama yukarıda sorduğunuz gibi seyirci bulamama kaygısıyla çok miktarda alternatif sahne açıldı dolayısıyla var olan seyirci potansiyeli de buna bağlı olarak bölündü…bir kaç tiyatro dışında ne yazık ki bütün tiyatrolarda durum bu…kısaca yiyecek kitle belli ama pasta sayısı arttı…yorumu okuyuculara bırakıyorum artık
Tuna Gürçoşkun:Seyirci kaygısı illaki oluyor o ayrı bir mesai gerektiriyor. sosyal medya bu konuda güzel bir destek ama güzel bir seyirci kitlemiz var daha da olacağını umut ediyoruz.
Gökhan Eryılmaz: Seyirci kaygım yok, daha az seyirciye ulaşabilme kaygım var.  Cunku Oyununuz guclu ıse her ulastıgınız seyırcı dıger seyırcıyı de beraberın de getırıyor. Bu da kaygılarınızı ılerleyen surecte ortadan kaldırıyor.
5-Türkiye’de tiyatro neden bu kadar ilerlemiyor ve her geçen gün geriliyoruz sebebi nedir?
Tuncay Özkan:Öncelikle yukarıda saydığım etkenler var…süreç öyle bir hale geldi ki artık oynanan oyunun kalitesinden ve içeriğinden çok oynayanların şöhreti ve çok tanınır olması zaten azalmış olan seyirci potansiyelini etkiler hale geldi…geriledi diyemem belki ama yukarıda sorduğunuz gibi seyirci bulamama kaygısıyla çok miktarda alternatif sahne açıldı dolayısıyla var olan seyirci potansiyeli de buna bağlı olarak bölündü…bir kaç tiyatro dışında ne yazık ki bütün tiyatrolarda durum bu…kısaca yiyecek kitle belli ama pasta sayısı arttı…yorumu okuyuculara bırakıyorum artık
Tuna Gürçoşkun: Dönem ve ekonomik durumlar etkiliyor tabi hatta tiyatroyu lüks olarak görenler var ama ben yine de gerilediğini düşünmüyorum öyle olsa bu kadar özel tiyatro açılmaz ki ödenekli tiyatrolara, devlet tiyatrolarına ve şehir tiyatrolarına bilet bulmak da zorlanılıyor bile artık
Gökhan Eryılmaz:bu sene turkıye genelınde yanlıs bılmıyorsam 235 oyun oynanıyor gecen sene 250 civarın da oyun vardı. Ama tabı cok oyun oynanıyor olması tiyatronun gelıstıgının bır olcutu mu bu tartısılır. Ulke olarak cok guclu kalemlere sahıbız ve dogmayı bekleyen bır cok hıkaye var. Ama bazen maddı olanaksızlar  bunların  dogmasına olanak saglamıyor.

Mesela devlet tiyatrolarına ayrılan butce daha buyuk ama bılet fiyatları bız ozel tiyatrolara gore cok daha ucuz. Durum boyle ıken hem kendı maddı ımkanlarınız ıle  oyun hazırlamak bızı zorluyor, hem de bılet satısı ıcın  ıkı kat daha efor sarfetmemız gerekıyor. Kıraladıgımız sahnelerın fıyatları ucmus durumda.
Sponsorluk anlamın da fırmaların  ozel tiyatrolara da  destek olması gerekiyor. Toplumun, ulke sanatına, sanatcılarına sahıp cıkması ıle tiyatrolar daha da guzellesecektır ınancımı kaybetmek istemiyorum.

6-Türkiye’de tiyatro denilince ilk aklınıza gelen cümle nedir?
Tuncay Kaynak: Benim için tiyatro kendimi en mutlu hissettiğim en iyi ifade edebildiğim nefes alabildiğim ve yapmaktan çok ama çok mutlu olduğum bir iş
Tuna Gürçoşkun:Türkiye için tiyatro şuanki haliye hakettiği yerde olmadığını düşündüğüm noktada ama benim için tiyatro nefes aldığım, anda kalabildiğim ve arınmayı tazelenmeyi iliklerime kadar hissedebildiğim ve kendimi tam olarak bırakabildiğim, ait olduğumu hissettiğim yer.
Gökhan Eryılmaz:Popüler kultur orayı da esır aldı.
7-Pekiyi Tiyatro yada dizi mi desem hangisi daha zevkli?
Tuncay Kaynak: Hiç şüphesiz ve kesinlikle tiyatro derim…tiyatro sahnesi daha gerçekçi daha samimi daha heyecan verici geliyor bana…
Tuna Gürçoşkun:Aslında ikisin de de yaptığın şey oyunculuk ama tabi çok net fark var tiyatro daha özgür hissettiğin bir kulvar ve tüm çıplaklığıyla gerçek bir anı seyirciyle aynı anda yaşadığın alan o yüzden tiyatronun keyfi, tadı bambaşka bir lezzet.
Gökhan Eryılmaz:Tabıkı her zaman tıyatro. Sevgılı hocam umıt cırak hep derdi sahneye cıktıgınız da heycanınız bıttıyse meslegı bırakın. Gercekten de oyle, her bır oyun baska bır heycan baska bır haz.  Iyı kı tiyatro var.
8-Oyunculuğun sizi besleyen tarafları nelerdir?
Tuncay Kaynak:Bir defa çok geniş bir yelpaze…biz sahne üzerinde oynadığımız karakterlerle onlar olabiliyoruz onların mesleğini yapıyoruz onların ilişkilerini onların sevincini onların hüzünlerini acılarını yaşayabiliyoruz…karakter analizlerini yaparken doğal olarak yaşamla ilgili bir çok şeyi sorguluyoruz…bütün bunlar bize hep artı değer katıyor…
Tuna Gürçoşkun:Çeşitliği, zenginliği öncelikle ve çok geniş bir yelpazesi var. Bir kere bitmeyen bir serüven. Bir sürü mesleği icra edebilme imkanın var bir sürü karakteri ve her türlü duyguyu yine kendinden senden çıkarabilme olanağı sağlayan şey oyunculuk ve bundan beslenmek bizi diri tutan bir şey.
Gökhan Eryılmaz:Dusunsenıze,  merak ettıgınız yasantılar her gun bır baska duvar arkasında hayat buluyor, nefes alıyor ve sız o kose basından o hayatı gızlıce ızleyen saskın gozlersınız ve  bır sonrası o hayata nefes verensınız. Her bırı ayrı besin kaynagı.
9-Oyunculuğun keyifli yanları,zorlukları ve bir çok insanın bilmediği yönleri var tabiki bizimle paylaşırmısınız?
Tuncay Kaynak: Yukarıdaki soruyla birleştirerek yineleyeyim…sahnede farklı kişiliklere bürünmek onların duygularını doğru biçimde yaşayabilmek ve bütün bunları izleyenlere aktarmak inanılmaz keyifli elbette…tabi izleyiciden gelen reaksiyonlar da mutlu ediyor bizleri…o yüzden yaşanılan zorluklardan bahsetmiyorum çünkü hepsi bitiyor anımsamıyoruz bile…aslında bir çok insan nasıl zorlu bir süreçten geçtiğimizi biliyor en azından tahmin edebiliyor da bilemedikleri bilmedikleri bir tek şey var…izledikleri anda sahnedeki oyuncunun oraya hangi ruh haliyle çıktığı…inanın bir çok kişinin dışarıda gün boyu yaşadığı her türlü zorluğu yaşıyoruz acılarımız da oluyor hüznümüz de ama o sahneye çıktığımızda bütün bunları bir tarafa bırakmak zorunda kalarak işimizi en iyi şekilde yapmak zorunda kalıyoruz…yani belki bir komedi oyununda espiri yapabiliyoruz insanlar buna gülüyor ama içimizde ne fırtınalar koptuğunu kimse bilmiyor mesela
Tuna Gürçoşkun:insanın sevdiği işi yapması lüks haline geldi oyunculuk evet meslek olarak yapmak çok keyifli ama imkanlar ve içinde bulunduğumuz şartlar evet zor sanatın her dalı için geçerli bu icra edilen şey size sunulan inanın çok zor şartlar altında büyük bir emek verilerek önünüze getiriliyor. Sizler görünen yüzünü görebiliyorsunuz. Bizler sancılı kısmını perde arkasında tutmayı tercih ediyoruz.
Gökhan Eryulmaz: Oyunculuğun keyifli yanları,zorlukları ve bir çok insanın bilmediği yönleri var tabiki bizimle paylaşırmısınız?

Hanı bır ask tan bahsederken o aşk tarıf bulamaz ya,
Orhan velı ‘nın de dedıgı
Bır ses var bılıyorum
Herseyı soylemek mumkun
Epeyce yaklasmısım duyuyorum
Ama anlatamıyorum.

Ne ıs yapıyorsanız yapın aşk ile yapın. O zaman zorluklar bile sıze aşk ile gelecektir.

10-Canlandırdığınız karaktere büründüğünüzde nasıl bir yaşanmışlık hissi bırakıyor sizde?
Tuncay Kaynak : Ben kendi adıma sahnede oynadığım karakter ne yaşayabilecekse onu yaşamaya çalışıyorum…yani Tuncay olmayı bir kenara bırakıyorum…oyun bittiğinde de gerçek yaşamıma dönüyorum…ne oynadığım karakteri gerçek yaşamıma taşıyorum ne de gerçek yaşamdaki beni oyundaki karaktere katıyorum…
Tuna Gürçoşkun:Aslında bu da çelişkili bir durum yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan paradoksu yani bizden olan yine bizdeki yaşanmışlığı, kendimizde olanı çıkarıyoruz. Yıldız kenter hocamız derslerinde hep bir örnek verirdi illa bir katili oynamak için cinayet işlemeniz gerekmez hepimiz bir sinek öldürmüşüzdür bu duyguyu büyütün derdi.
Gökhan Eryılmaz:Canlandırdığınız karaktere büründüğünüzde nasıl bir yaşanmışlık hissi bırakıyor sizde?

Karakteri uzun dramaturjık yapılardan gecırıp her ne yasamıssa ne hıseetmısse ne soylemısse hangı eylem de bulunmussa hepsını tek tek cıkartıyoruz ve bır gomlek dikip uzerımıze gıyıyoruz. Bıtınce de kapının arkasına asıp cıkıyoruz. Her yasanmıslıgın hıkayesı bır gomlek ve bızımle asla eve gelmiyor.

11-Tekrar tiyatroya dönersek hangi özelliği sizi etkiliyor?
Tuncay Kaynak:Ben kendi adıma sahnede oynadığım karakter ne yaşayabilecekse onu yaşamaya çalışıyorum…yani Tuncay olmayı bir kenara bırakıyorum…oyun bittiğinde de gerçek yaşamıma dönüyorum…ne oynadığım karakteri gerçek yaşamıma taşıyorum ne de gerçek yaşamdaki beni oyundaki karaktere katıyorum…
Tuna Gürçoşkun:Gerçekliği, çıplaklığı ,cesur ve özgür ruhu.
Gökhan Eryılmaz:Tekrar tiyatroya dönersek hangi özelliği sizi etkiliyor?

Seyırcı ıle bulusmak… O an o sahne de seyırcının enerjisini hıssetmek ” tarifsiz enfes lezzetli bır yemek”

12-Son olarak turne var mı ?Nerelerde?
Tuncay Kaynak:Turnelerimiz olacak inşallah…bu konuda gerekli çalışmaları yapıyoruz ancak henüz belirlenen bir tarih yok…Şubat ayından itibaren olabileceğini söyleyebilirim
Tuna Gürçoşkun: Planlanan yerler var bir Anadolu turnesi mutlaka
olacak tarihler ver yerler henüz net değil.
Gökhan Eryılmaz: İlk oyun acılısımızı gönen turnes ıle yaptık. Cok guzel bır seyırcı ıle bulustuk. Tuncay kaynak ıcın de manevı degerı yuksektı ve bu bızı ayrı mutlu etti tabı.  Oyun yazarımız Kemal burak alper adana cukuova konservatuvar mezunu ona keza yonetmenımız suan van devlet tıyatrosu oyuncusu hasan cagdas kılıc da cukuruova konservatuvar mezunu ve bunlar sınıf arkadası. o yuzden bır  adana turnesı mutlaka var dıyelım. Ocak ayın da  ege bolgesı, subat  da trakya bölgesi suan gorusulen bolgeler. Dıger bolgeler ıcın de calısmalar devam ediyor. Bilgileri sosyal medya aracılıgı ıle gunu geldıkce paylaşacağız.
13-Bundan sonraki projeler nelerdir ?
Tuncay Kaynak:Tiyatro anlamında yeni bir oyun düşünüyoruz hatta oyunu da bulduk diyebiliriz ancak önümüzdeki sezona tabi ki…bu arada günlük bir dizi projesi var sanırım bir iki hafta içinde oraya başlıyorum…
gösterdiğiniz ilgi ve alakaya şahsım ve ekip arkadaşlarım adına çok teşekkür ediyorum
Tuna Gürçoşkun:Yeni oyunlar çıkarmayı düşünüyoruz elbette ama bu oyunumuz biraz otursun pişsin yeni projeler de
yolda.
Gökhan Eryılmaz: Suan kafamız da bır cok porje var gunu geldıgın de mutlaka haberınız olacaktır.

 

Röportaj : İlknur Gülebaş

 

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

- Advertisement -

- GAR -

 sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort ümraniye escort sakarya avukat resim yükle webmaster forum